
Kimseyle böyle sevişmemişsindir?
Güldü.
Kimle böyle seviştin?
Baktı.
En son kimle seviştin?
Anlamaz bakışlarla sustu.
Kızmıycam.?
Baktı.
Dün olduğunu söylesen bile kızmıycam.!??
Güldü.
Neden gülüyorsun?Kızmıycam ama üzülürüm.
Bencilsin.
Sabah oldu,düşündüm.Ben ona kızmaya bile kıyamıyorken nasıl olur da bencil olurum diye.Ben ona kızmıyorken o ne düşündüğümü anlayamaz,üzüntüm benim içimde kalır.Duyguların hepsini kendim için harcıyorum,onun üzülmesine bile izin vermiyorum.Ona kızmıyorum çünkü benden başka kimse hissetmesin istiyorum,şu an yağmurun o muhteşem şırıltısını hissettiğim gibi.
Bilmiyorum ve çok sonra öğreneceğim,o yağmur şırıltısının onsuz çiş sesi gibi geleceğini.
Bir kartpostal bulsam,içinden bir adam çıksa.
Adam içimden çıkan adamla aynı olsa.
Geçmiş kokulu bir gelecek olsa.
Dedim ya hepsi yalan,yıl olduğu yalan;beni sevmediği yalan.
Bu bu siren sesi,yalan.
ytr
Ben yire.
Huysuzluğum daha da çok,ama bilmiyorlar artık.
Kimse hissedemiyor artık,tanımıyorlar.
Henüz tanışmadık.
Ben yeniyim,yenisin diyorlar.
Üzülmüyorum.
Artık üzümlü kek yiyebiliyorum.
Burada yeterli cümleler kurdum;
‘nefes alsın/ayağını yerden kessin/karnım doysun’
YETER,YETER,YETER.
Üzülmüyorum çünkü üzgünüm hala.
Sevilmiyorum çünkü seviyorum.Hala.
Ne güzeldi gökyüzü
yüzüm
yüzün.
sensizlik zor şimdi
sevgim,sevgilim.
Bu şarkıyı daha önce ağlayarak dinlemiştim.Şimdi de dinlemek istiyorum.Bağırmasan keşke.Üzmesen beni daha fazla.Üşüyorum,neden üşütüyorsun beni?Unuttun mu çok üşürüm ben.Eskidendi,klimayı açar üşütürdün beni;sonra sen ısıtırdın yine.Hani sonra…Düşünemiyorum,bağırma ne olursun.
”Neden sevmiyorsun beni?”
Ben kullanmalıydım işte,neden bu kadar hızlı gidiyoruz sevgilim?Babam kızmayacak bu sefer,eve geç kalmadık.Biliyorum yalan,hepsi yalan.Gelmeyeceğin yalan,bir daha sevişmeyeceğimiz yalan.Bu bitmeyen motor sesi yalan.Neden konuşmuyorsun?Susmasan keşke.
”Sevgilim”
Bu kadar hızlı durmaman gerekirdi.Burada durulmaz ki,noluyor neler oluyor?Gözlerin mi doldu senin?Birşeyler bitmeye görsün hani,bitiyor mu?Artık sıcak değilsin.Araba hala soğuk,kayak yapılan;9 ayın kış olduğu bir yere gidiyorum ben.Sen de soğuksun.Üşüyorum.Kim ısıtacak.Ben,ben gidiyorum.Konuşmayacak mıyız?Parmaklarındaki kaçıncı sigaran?Gene de güzeldi günlerimiz.Güzeldi değil mi?Her sabah beni saran duygular..gerçekti…değil mi?Bağırsan keşke.Bu sessizliği kim bıraktıysa göremiyorum.
”Ölürüm ben anlıyor musun?Ölürüm sana,ölürüm İstanbul’a.İstemiyorum,istemiyorum işte gitmek.Her omzu sen sanıp ağlamak istemiyorum.Kanıyorum be adam.Üşürsem ya oralarda?Hasta falan olursam,kim bakacak bana?Kim susarsam uyanıp su getirecek ha.Kanıyorum.Ölüm gibi bir şey vardı,ölüyorum.”

Canım,
yanıyor-bazen.
Burada herkes mutluluktan ölecek.
kızıl
Odaya ne kadar hızlı girdiğinin pişmanlığını duyumsadı.Duyduğu başka birşey daha vardı,açık olan pencereden gelen rüzgar;ve yağmuru hissetti.Adımlarını rüzgarın odak noktasında durdurdu.Tüm günü kafasındaki tokaya olan dokunuşlarıyla yeniden yaşadı,tuttu ve yatağa fırlattı.Adamın orada olduğunu henüz duyumsamamıştı.
Soyundu.Çıplaklığı yalnızlıkla eşdeğer görüyordu,kadife şortunu geçirdi üzerine.Rüzgarın odağından çok mu uzaktaydı yoksa artık esmiyor muydu bilmiyorum.Aynaya takıldı,kollarını kaldırdı yavaşça;memelerini izleyerek saçlarını avucuna topladı ”uyan artık geldik diyeydin,yola çıkacağımızı anlardım.”Ellerini gevşetti,avuçlarından kayıp gideni hissetti.Elleri yavaşça gerdanına gitti,kaşlarını kaldırdı”geçecek”.Artık gözleri aynada değildi,çocukken giydiği şorta benzediği için aldığı kadifeyi fırlattı.Annesi almıştı çocukluğunda,yıkanmasına bile katlanamadığı şortunu.
Rüzgarın sarsıntısını tekrar hissetti bedeninde.Kendiyle bile konuşmak istemiyordu,kendini dinlemiyordu;yorgundu.Yaş düştü yatağa,adam kadını sardı kızıl bir tülle.Her yer ıslandı bir anda,titreyen kadın değil adamdı.Kadın ateşinin yakamayacağını düşündü.Adam en başından beri kızıldı,kadında yaşanana bakmaktaydı.Kadının bile dinlemediklerini dinlemişti,dinlediği için oradaydı.Adamın anlaması aynıydı suyun akışıyla.
Susam ağacından sızan koku genzini yaktı kadının.
Bir kadın kadar çıplaktı.Daha azı ya da daha fazlası olamazdı,biliyordu.Bildiği herşeye bir kez daha inanacaktı.
Pembe bir arabam olsun istiyorum bazen.Bineyim gidelim.
Bazense her şey elimde zaten bunu ben çalışır,alırım diyorum.Gideyim ki binelim.
Bazen kaçıyorum.Sen biz derken,ben susuyorum.
Korkuyorum.
Artık kitap okumuyorum.
Kitaplar alıyorum.
Alışamıyorum onlara,bağlanamıyorum.
Aslında pek düşünür oldum onları,’one night stand’ muamelesi yapmak istemiyorum.
Bazen hiçbir şey istemiyorum.
Çıkmaz sokaklar gördüm geçen.Unutmuşum bir sokağın sonunun olma ihtimalini.
Geçen gün pembe arabalar değil pembe panjurlu bir ev gördüm.
Kaçmanın gereksiz olduğunu gördüm.
Bazeni hissetmedim geçen
Bazenin geçebileceğini hissettim
Geçen bazen.